TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR.

Fatma&Mehmet
ßu Sevda ßitmez . . .
 
Sevmek Neydi?               
Her an onu düşünmek mi?
Her an onunla ilgilenmek mi?
Nefeslerimizin birbirine karışması mı?
Onun için ölürüm demek mi?
Onun için gerçekten ölmek mi?

Neydi sevmek?
Yaşanan güzel anlar mı?
Onun bir gülüşünden mutlu olmak mı?
Yanındayken dünyayı durdurmak mı?
Ondan gayrısına olmamak mı?
O sevmese bile sevmek mi?

Sevmek Neydi?
Ona sevgilim diyebilmek mi?
onun canımm demesi mi?
Her zorluğa katlanmak mı?
Birlikte yürümek mi?
Onu öteki yarın bilmek mi?

Hiçbiri, hiçbiri değil
Sevmek onu sevmek demekti
Her cevrine katlanmaktı.
O terketse bile terketmemekti.
Her an gelir diye beklemekti
Sevmek; onu sevmekti...
 
****************************************************
 
sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM....

* * * * *

sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * *

sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * *

sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM

* * * * * !!!
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin...


Bir şey söyle
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde bir şey söyle
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Bir şey söyle
Ben seni unuturum
Söyle
Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Bir şey söyle
Unuturum ben seni söyle

Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü
zaman
Gök yarıldığı
zaman
Ne oluyor bu yere böyle dediği
zaman insan
Ve kalakaldığında yüzkarası
şiirlerim
Ve sensiz bir
zaman
Ve ayaklarımızın altından toprak kayıp
Dümdüz edildiği
zaman
Bir şey söyle
Can gibi
Hayat gibi
Bir volkan patlar gibi
Bir deprem olur gibi
Yalnızlığıma dokunur gibi
Yıldızlar dökülsün yere
Güneş sönsün
Bir şey söyle

Yoksa unuturum ben seni
Bir şey söyle
Emzikli
anne kucağındaki yavrusunu unuttuğu zaman

Güneş katlanıp dürüldüğünde
Unuturum ben seni
Yıldızlar kararıp döküldüğünde
Unuturum
Dağlar yürütüldüğünde
Gebe develer salıverildiğinde
Vahşi hayvanlar toplanıp biraraya getirildiğinde
Bir şey söyle
Denizler bir kez daha tutuştuğunda
Ruhlar birleştirildiğinde
Diri diri toprağa gömülen kız için sorulduğunda
Bunun
ölümü hangi suçu sebebiyle
Haydi söyle
Bir şey söyle

Defterler açıldığında
Gökyüzü sıyrılıp alındığında
Cehennem tutuşturulduğunda
Cennet yaklaştırıldığında
Unuturum ben seni
Her şeyin unutulduğu o anda
Bir şey söyle

Gök sallanıp çalkalandığı
Dağlar yürütüldüğü
Yalanlayanın vay haline olduğu
zaman
Unuturum
Bir şey söyle
Bir şey söyle

O ses geldiği
zaman
Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu
zaman
Cehennem pusuda beklerken
Ver herkesin kendine yetecek bir derdi olduğu
zaman
Unuturum ben seni
Bir şey söyle

Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu
zaman
Göz kamaştığı
Ay tutulduğu
Güneşla ay biraraya getirildiği zamam
Hani
insan kaçacak yer neresi dediği zaman
Ben seni unuturum
Bir şey söyle

Unuturum ben seni
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Ben seni unuturum
Söyle

Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Unuturum ben seni
Yıldızlar dökülsün yere
Güneş sönsün
Bir şey söyle

    Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
    Buluşmak seninle bir akşam üstü
    Umarsız şarkılar dudağımda bir yarım ezgi
    Sığınmak gözlerine, sığınmak bir akşam üstü

    Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
    Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
    Ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
    Ellerin fırtınıda çırpınan bir beyaz yelken

    Bir orman bir gece kar altındayken
    Çocuksu, uçarı koşmak seninle
    Elini avcumda bulup yitirmek, yitirmek
    Sığınmak ellerine, sığınmak bir gece vakti

    Ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
    Ellerin fırtınıda çırpınan bir beyaz yelken
    Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
    Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi

    Bir kenti böylece bırakıp gitmek
    İçinde bin kaygı binbir soruyla
    Bitmemiş bir şarkı dudağımda bir yarım ezgi
    Sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu


     
    İyiki Doğdun Fatma, İyiki Varsın...
    Daha Nice Yıllara......
    İYİKİ
    DOĞDUN
    FATMA
    İYİKİ
    VARSIN
    BİTANEM
    Bir şarkısın Sen, ömür boyu sürecek. Dudaklarımdan yıllarca  düşmeyecek...

    *** TIKLA  iSTEK  iSTE ***>

    Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime. Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime...

    TC.Kimlik No:  Vergi Kimlik No:  Askerlik İşlm.  MEB. Sınavları:  YöK Tez Arama:  Taşıtlar Vergi Dai:  AÖF Sınavları:  Telokom Bireysel: Telofon Rehberi: Sayısal Loto:  Piyango Çekilişi:  At Yarışları:  Son Depremler:  Sürücü Ceza Puanı:  Araç Sorgulama:  Resmi Gazete:  ADSL Kota Bildirim:  Yol Durumu:  Telofon Imei:

      
     
    Şahsenem: Gözyaşlarım Anlatır... İzlesene
      
    Erhan Güleryüz: Doğum Günü... İzlesene
     
    Grup Anılar: Görmez Olsun... İzlesene
      
    İbrahim Sadri: Ben Sana Mecburum... İzlesene
      
    Alyazmalım Selvi Boylum... İzlesene
      
    Barış Manço: Gül Pembe... İzlesene

    Her Türlü İstek, Eleştiri, Görüş ve Önerileriniz İçin gozdenet.net@hotmail.com    Adresine Mail Atabilirsiniz... SeT ßy ]v[£H]v[£T
    Telif Hakkı © 2007 [GozdeNET] Tüm Hakları Saklıdır.
    Son düzeltme tarihi: 26.01.2008
     
                                                                                          

    Dost ve Kardeş Sitelerimiz...

    Türkçe Arama Motoru, Site, Altyazı, 
Email Arama Motoru ve Portalısite ekleSubmit Your Site 
To The Web s Top 50 Search Engines for Free!webZirve.comTürkçe İçerikli 
Web Siteleri 

     

    ___THE END___